reklam
Bugun...
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'den Bülent Arınç açıklaması
Tarih: 04-01-2020 18:43:00 + -


Bülent Arınç'ın Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman'la ilgili yaptığı açıklamaları değerlendiren Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "Savcılık makamı yargılama makamı değildir. Savcılık talepte bulunur, mahkeme karar verir. Dolayısıyla burada Savcı ihsas-ı reyde bulundu. 'Siz yargı makamı mısınız?' eleştirisi çok doğru değil" dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'den Bülent Arınç açıklaması
reklam

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'den Bülent Arınç açıklaması

 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Anayasa Mahkemesi'nin Wikipedia kararına ilişkin, "Anayasa Mahkemesi kararı bir şekilde bağlayıcıdır. Gerekçesini kamuoyuyla paylaşacaktır. Türkiye'ye yönelik haksız eleştiriler, saldırılar gözden geçirildiyse gerekçede göreceğiz. Bu konuda Türkiye'yi terörle, şiddetle özdeşleştirmeyi asla kabul edemeyiz." dedi.

 

Bakan Gül, CNN Türk canlı yayınında gazeteci Hakan Çelik'in sorularını yanıtladı.

 

"Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu düşünüyor musunuz?" şeklindeki soru üzerine Gül, anayasanın ruhuna yansıyan daha demokratik, daha özgürlükçü sivil bir anayasanın henüz hayata geçirilmediğini, AK Parti'nin 17 yılda anayasada birçok adım attığını söyledi.

 

Toplumun her kesiminin ortak beklentisini karşılayacak sivil bir anayasaya ihtiyaç olduğunu dile getiren Gül, anayasada yapılan değişiklikle siyasi partilerin kapatılmasının çok zorlaştırıldığını, siyasi partilerin cezalandırılması değil kişilerin cezalandırılması konusunda yaklaşıma gidildiğini kaydetti.

 

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman'ın Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç'ın damadı Ekrem Yeter'in yargılandığı dava ile ilgili ifadeleri ve Bülent Arınç'ın bunun ardından yaptığı açıklamalar hatırlatılarak düşünceleri sorulan Bakan Gül, "Savcılık makamı bir bütündür. Savcılık makamı, yargılama makamı değildir. Savcılık talepte bulunur, mahkeme karar verir. Savcının dava açması, mahkumiyet anlamında değildir. Savcı talepte bulunur. Beraat de edebilir. Dolayısıyla burada 'Savcı ihsas-ı reyde bulundu, siz yargı makamı mısınız?' eleştirisi çok doğru değil. Savcı bir hakim, mahkeme, muhakeme yapan değildir, iddiada bulunandır. Yargılama sonucunda 'Kararınızı önceden açıklıyorsunuz.' eleştirisi doğru değil. Karar verecek olan mahkemedir. Mahkeme de delillere göre değerlendirmesini yapacaktır." diye konuştu.

 

"Tarafsızlığa gölge düşürecek davranışlara girilmemesi beklentimiz"

 

"Samsun Cumhuriyet Savcısı Ali Evcimen'e ait olduğu iddia edilen Facebook hesabından Ahmet Davutoğlu, Abdullah Gül ve Ali Babacan'a ait bir paylaşım yapıldı. Bu da tartışma yarattı. Fotomontaj yapılmış. Tepki çeken bir görüntü oldu. Devlette daha önceden görevlerde bulunmuş isimler sözü edilen isimler. Bununla ilgili değerlendirmeniz olur mu?" sorusu üzerine Gül, milletin beklentisinin hakim ve savcıların dosyalarıyla ilgilenmeleri olduğunu belirtti.

 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, şöyle devam etti:

 

"Hakim ve savcıların bu kadar dosyaları varken sosyal medyada bu tür, insanların kişilikleriyle ilgili görselleri paylaşmaları, hakimlik mesleğine, makamına da aykırıdır. Türk Yargı Etiği Bildirgemiz de yayınlandı. Bu Türk yargısının millete bir taahhüdüdür. Hakim, savcıların tarafsızlığına gölge düşürecek davranışlara girmemesi bizim beklentimizdir. Hakim, savcılar dosyalarına bakmalı. Adil olmak, adil görünmek çok önemli kavramlardır. Kimin için yaparlarsa yapsınlar, muhalefet değilsiniz, gazeteci değilsiniz, siyasi kimliğiniz de yok. Bunu yapacaksanız cübbenizi çıkarıp yapacaksınız. Cübbe giydikten sonra ister iktidar, ister muhalefet hangi düşüncede olursa olsun mesleğe yakışmayacak davranış tasvip edilmedi. Hakimler ve Savcılar Kurulu da bu konuda incelemesini sürdürüyor. Hakim ve savcıların siyasi ideoloji, felsefi düşüncesi olabilir ama bunu sosyal medyada, davranışlarında, fiillerinde göstermemeli. Bu konuda özenli olmaları, milletimizin ortak beklentisidir. Hakim ve savcılarımızın içinden bir, iki tanesinin yaptığı yanlışlar tüm yargıya mal olarak yargıyı zedeliyor."

 

AİHM'in Osman Kavala kararı

Bakan Gül, Osman Kavala'nın yargılandığı davaya ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) tahliyeye yönelik kararının hatırlatılması üzerine, bu konuda hakimlik ya da avukatlık yapmanın doğru olmadığını, yargılama sürecinin devam ettiğini dile getirdi.

 

AK Parti'nin 2004'te AİHM sözleşmelerini iç hukukun parçası haline getirdiğini ifade eden Gül, insan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelerin kanunun üstünde kabul edildiğini anlattı. Gül, bu konuda Kavala'nın yargılandığı mahkemenin dosyadaki delilleri dikkate alarak değerlendirme yapacağını vurguladı.

 

Yapılan düzenlemelerin uygulanmasında bir sorun olup olmadığına ilişkin Gül, yargının bağımsız bir şekilde mevzuatı, uygulamayı tayin ettiğini söyledi.

 

Bakan Gül, yargının deliller çerçevesinde mevzuatı uyguladığını vurgulayarak, "Adalet Bakanının bir cübbesi yoktur, yani karar veremez. Ne savcıdır ne hakimdir. Hakim, savcı dışında hiç kimse mahkemeye telkin, tavsiye ve talimatta da bulunamaz. Karar yanlışsa bir üst merci var. İstinaf, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi, AİHM var. Türkiye'de bir merci doğru karar verir deseydik, sadece bir merci olurdu. Dosyanın içerisinde ne olduğunu da bilmiyoruz. Sürece saygılı olup sürecin sonucunu beklemek, Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu takip ederek... Varsa bir eksiklik Yargıtay'dan, Anayasa Mahkemesi'nden dönüyor." dedi.

 

Gül, bazı Alevi vatandaşların evlerinin işaretlenmesi ile ilgili haberler hatırlatılarak yöneltilen soru üzerine, Türkiye'de doğan herkesin eşit, bu farklılıkların da zenginlik olduğunu belirterek, inancından, başörtüsünden dolayı yaşanılan saldırıların asla tasvip edilemeyeceğini, Alevi vatandaşlara yönelik bu filler üzerine kolluk ve yargının büyük bir titizlikle çalışmalar yaptığını anlattı.

 

İstanbul'da yaşanan böyle bir olayın yargılama aşamasında, çöp dökme meselesinden dolayı Alevi olan başka bir komşunun yazıyı yazdığının ortaya çıktığını, dün de Alevilerin evinin işaretlenmesiyle ilgili bir olayda aynı köyde Alevi bir vatandaşın yazdığının anlaşılması üzerine tutuklama yapıldığını dile getiren Gül, bu konuda hukukun gereğini yaptığını kaydetti.

 

Bakan Gül, böyle bir olayı görmezden gelme gibi bir durumun asla olamayacağını kaydederek, nefret suçlarıyla ilgili TCK'da AK Parti döneminde düzenleme yapıldığını, devlet olarak farklılıkların horlanmasına, ötekileştirilmesine asla müsaade edemeyeceklerini vurguladı.

 

Sosyal medyada da karşılaşılan nefret suçlarıyla ilgili soru üzerine Gül, özgürlükler ve düşünceyi ifade etme konularının üzerine titrediklerini belirterek, "Kişilerin haklarına tecavüz, terörü, şiddeti teşvik etme, asla kabul edilebilir bir şey değil. Sosyal medyada da sahte isimlerle hesaplar açılması, kişilerin kim olduğunun ilgili sosyal medya merci tarafından Türk makamlarına verilmemesi, yargılamada suç işleyenlerle ilgili mücadelede eksik alanlar olarak karşımıza çıkıyor. Kişi şikayet ediyor ama o kişinin tespiti hususunda Türk yargısına yardımcı olmayan yaklaşımlar da oluyor." diye konuştu.

 

Youtube, Facebook ve Twitter gibi kuruluşların Türkiye'den giden adli yardım konularındaki taleplerde yardımcı olup olmadıklarına ilişkin Gül, mahkemeler ya da savcıların talep ettiği bazı hususlarla alakalı yardımcı olunmayan konular olabildiğini, bunun da suçlunun cezalandırılması açısından eksiklik oluşturduğunu ifade etti.

 

Gül, Anayasa Mahkemesi'nin internet ansiklopedisi Wikipedia'nın Türkiye'de erişime kapatılması nedeniyle yapılan bireysel başvuruda, oy çokluğuyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine yönelik kararının anımsatılması üzerine, "Mahkeme gerekçesini daha yayınlamadı. Anayasa Mahkemesi kararı bir şekilde bağlayıcıdır. Gerekçesini kamuoyuyla paylaşacaktır. Türkiye'ye yönelik haksız eleştiriler, saldırılar gözden geçirildiyse gerekçede göreceğiz. Bu konuda Türkiye'yi terörle, şiddetle özdeşleştirmeyi asla kabul edemeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

 

Süresiz nafaka

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, çeke verilen hapis cezalarıyla ilgili 800 civarında kişinin cezaevinde olduğunu anlatarak, borcun ödenmesinin önemli olduğunu, Meclis'in bu konuda bir girişimde bulunması halinde değerlendirme yapılabileceğini söyledi.

 

Süresiz nafaka konusunda da çalışılması gerektiğini ifade eden Gül, boşanmanın ekonomik ve fiili olarak ayrılmayı esas kıldığını, kadının nafakadan başka geçimi yoksa bunun da elinden alınmaması gerektiğini belirtti.

 

Bakan Gül, nafakanın süreli, alt ve üst sınırının ne olacağı, takdirin hakime bırakılacağı gibi konularda aile hakimlerinden, akademisyenlerden, kadın derneklerinden ve hukukçulardan öneriler aldıklarını, mağdur olanlar da dahil tüm tarafların dinlenildiğini dile getirdi.

 

Af, ceza indirimi ve infaz kanununda düzenlemeyle ilgili Gül, Meclis açıldığında bu konunun AK Parti grubu başta olmak üzere Meclis'in takdirinde olduğunu kaydetti. Bakan Gül, konunun teknik kısmına baktıklarını, öneriler itibarıyla neler olabileceği konusunda çalışmaları olduğunu anlatarak, yaşlı, kadın, hamile, infazın evde çekilmesi hafta sonu infaz gibi farklı uygulamalar gibi infaza yönelik bütüncül bir pencereyle öneriler bulunduğunu, bu konudaki takdirin Meclis'te olduğunu vurguladı.

 

Gül, kadına yönelik şiddet konusunda eğitimin önemine dikkati çekerek, teknik olarak neler yapılacağına ilişkin genelge yayınlandığını, takip noktasında önemli düzenlemeler yapıldığını anımsattı.

 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, cezaevinde çocuklarıyla kalan 700 civarında anne olduğuna işaret ederek, bunların daha iyi koşullarda yaşamaları için teknik destekler verildiğini, İnfaz Kanunu geldiğinde belli suçlarla ilgili bu kişilerin evinde belirli sürede çocuğuyla kalması gibi teklifleri olduğunu, bu konunun da Meclis'in takdirinde bulunduğunu söyledi.




Kaynak: TÜRKİYE HABER GRUBU

Editör: TÜRKİYE HABER GRUBU turkiyehabergrubu.com

Bu haber 302 defa okunmuştur.

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM HABERLERİ